kapı açık

Platon’un Mağarası Alegorisi felsefe tarihinin en meşhur örneklerinden biridir. Buna göre insanlar bir mağarada sırtları mağaranın kapısına dönük bir şekilde ellerinden, ayaklarından ve boyunlarından zincirlenmişlerdir. Sadece karşıdaki duvara bakabilmektedirler. Mağaranın önünden geçen nesnelerin gölgeleri ise dışarıdan gelen ışık sebebiyle duvarda belirmektedir. Mağaradaki insanlar da bu gölgeleri gerçeklik olarak bilmekte ve kabul etmektedir. Bir süre sonra içlerinden biri zincirlerinden kurtulup mağara dışındaki gerçekliği görür. Uzun yıllar karanlıkta yaşayan bu insan aydınlığa çıkınca afallar ve alışması zaman alır ancak gerçekliği deneyimler ve mağaraya geri dönerek dışarıda gördüklerini mağaradakilere anlatır. Duvardaki gördüklerinin gerçek olmadığını yalnızca birer gölgeden ibaret olduğunu söyler. Ancak çok uzun bir süre karanlıkta kalmış bu kişilere gerçek olarak bildiklerinin gerçek olmadığını anlatmak çok zordur; çünkü esarete, bağımlılığa ve gölgelere alışmışlardır. Mağarayı terk edip, gerçekliği deneyimleyen kişi ise aynı kişi değildir ve artık mağarada kalmak istemez. Gerçekliğin peşine düşer… Benim bu alegoriyi öğrenmem çok değil birkaç yıl öncesine dayanıyor, ögrenme sürecim ve bilinçli bilinçsiz aldığım yol başka bir yazının konusu olsun. Bu alegori yapbozun kayıp parçalarının usulca yerine oturması gibi kabul gördü içimde. O yüzdendir ki benim için yeni ve heyecan verici bu mecranın adının Platon’ un Mağarası olsun istedim. Zaman zaman gölgelerin rahatlığı daha kolay gelse de önce kendime içeri süzülen ışık ve kapı orada demek için…

3 Yorum

  1. Cemile adlı kullanıcının avatarı Cemile dedi ki:

    Heyecanla yeni maceraları ve öykülerini bekliyoruz

    Beğen

  2. Ayşe adlı kullanıcının avatarı Ayşe dedi ki:

    ❤️yolun aklın kalemin açık olsun canım ✍️✍️😘

    Beğen

  3. Pınar adlı kullanıcının avatarı Pınar dedi ki:

    Mükemmel bir yazı🧿

    Beğen

Cemile için bir cevap yazın Cevabı iptal et